Jin.Op.Dr.Selçuk Somer
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Adet öncesi gerginlik sendromu (PMS)

PMS
PREMENSTRÜEL SENDROMU
(ADET ÖNCESİ GERGİNLİK SENDROMU)

Kadınların çoğu adet öncesi günlerde fiziksel ve ruhsal değişiklikler hisseder. Değişiklikler kadının günlük hayatını etkilemeye başlarsa, bu durum premenstrüel sendrom olarak adlandırılır. Bu sendrom, adet gören her yaştaki kadında görülebilir ve kadının hayatında belirleyici olabilir. Sendromun sebebi tam olarak belli değildir. Birçok kadın, egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleri ile tedavi olmuştur. Uygun görülürse diyet destekleri ve ilaçlar da tedavide yardımcı olabilir.

PMS Sizi Nasıl Etkiler ? Nasıl Teşhis Edilir ? Tedavi İçin Ne Yapabilirsiniz ?

Adet döngüsünün nasıl işlediğini bilmek PMS’yi anlamanıza, belirtileri tahmin etmenize ve çare bulmanıza yardımcı olur. Adet görme normal ve aylık bir işlevdir. Ortalama bir adet süreci 28 günde sonlanır. 21-35 gün arası normal kabul edilebilir. Adet döngüsü boyunca kadın yumurtasından estrojen ve progesteron hormonları salgılanır. Kanamanın 1.günü döngünün başlangıcıdır. 5.gün civarında estrojen hormonu gebeliğe hazırlık için rahim boşluğunda değişiklik yapar. 14.gün civarı yumurta çatlayarak döllenecek yumurtalardan birini dışarı atar. Yumurtlama sonrası progesteron salgılanır. Eğer yumurta sperm ile döllenmezse hormon salgıları azalır. Rahme sinyal ulaşır ve 28.gün civarı dökülme veya adet kanaması başlar. Bu aynı zamanda yeni adet döngüsünün 1.günüdür.

Belirtiler:

Belirtiler çok yaygındır. Adet gören kadınların % 85’inde adet öncesi belirtilerden en az biri vardır. Bu belirtiler adet başlamadan önceki 14 gün boyunca olur ve adetle beraber azalarak kaybolur. Belirtiler aydan aya değişiklik gösterebilir. Belirtiler sebebiyle kişinin aile, sosyal ve iş yaşantıları önemli ölçüde etkilenebilir.

Duygusal Ve Davranışsal Belirtiler:

-Depresyon
-Sinirlilik
-Alınganlık
-Konsantrasyon azlığı
-Uyku bozukluğu
-Sosyal gerileme
-Şaşkınlık
-İştahsızlık
-Ağlama nöbetleri

Fiziksel Belirtiler:
-Memede hassasiyet
-Şişkinlik ve kilo alımı
-Baş ağrısı
-El ve ayakta şişme
-Sızılar ve ağrılar

Teşhis:

Son üç adet döngüsü boyunca ve adet başlamadan önce 5 gün boyunca belirtiler olur. Adet başladıktan sonra 4.günde biter.Normal aktivitelerinin bir kısmını engeller.
Belirtileri kayıt altına almanız doktorunuzun PMS teşhisi koymasına yardımcı olur. Bunun için en az 2 -3 ay boyunca her gün yaşadığınız belirtileri yazmanız ve skorlamanız gerekir. Adet günleri de kaydedilir.

PMS Mi ? Başka Bir Şey Mi?

Bazı belirtiler ve diğer durumlar PMS’yi taklit edebilir.
Premenstrüel disforik bozukluk kadınların ancak çok az kısmını etkiler ve PMS’nin şiddetli formudur. Umutsuz ve üzgün hissetme, aşırı gerginlik, sık ağlama, iletişimsizlik, yapmaktan hoşlandığı şeylere ilgisizlik, konsantrasyon problemi, enerji eksikliği, iştah bozukluğu, uyku problemleri, işe boğulmuş hissetme, kas ağrısı, kilo alışı, şişkinlik, baş ağrısı gibi belirtilerden en az 5 tanesinin bir arada bulunduğu durumda doktorunuz bu tanıyı koyabilir. Serotonin geri alımını engelleyen ve depresif durumlarda kullanılan ilaçlar faydalı olabilir.
PMS, depresyon ve anksiyete bozukluklarıyla da karışabilir. Bazen bu durumlar beraber de yaşanabilir. Ancak depresyon ve anksiyete bozukluklarının tüm ay boyunca görülmeleri onları PMS’den ayırır.
Menopoz döneminde de benzer durumlar görülebilir.
Kronik yorgunluk sendromu, irritabıl bağırsak sendromu ve hormonal bozukluklar da benzer belirtileri gösterebilir ve ayırt edilmelidir.
PMS aynı zamanda epilepsi, migren ve astım gibi hastalıkların belirtilerini arttırabilir.

Belirtileri Kayıt Altında Tutma:

Belirtileri şiddetine göre 0’dan 10’ kadar günlük olarak kayıt altına alın. Örneğin ağlama nöbetleri şiddetliyse 9 veya o gün için bir belirti yoksa 0 olarak kayıt edin. Belirtileri nasıl hissettiğinize göre numaralandırın. Kayıt tutma aynı zamanda modunuz ve vücudunuzla ilgili değişiklikleri tahmin etmenize yardımcı olur. Böylece değişikleri beklerken onları kontrol etmeniz de kolaylaşabilir.

Ne Yapabilirsiniz ?

Yaşam tarzı ve diyet değişiklikleri genellikle bazı PMS belirtilerini ortadan kaldırabilir. İlaçlar da belirtilerin kontrolünü sağlamada kadınlara yardımcı olabilir.

-Aerobik Egzersizler:

Yorgunluk ve depresyonu azaltır. Egzersizler, enerjik yürüyüş, bisiklet, koşma ve yüzmeyi kapsamalıdır. Haftanın çoğu günü en az yarım saat yapılmalıdır. Aynı zamanda kalp hastalıklarına koruyucu etkisi vardır ve kilo artışını kontrol etme şansı da yaratır.




-Gevşeme Egzersizleri:

Gevşeme yollarını bulma ve stresi azaltma PMS’si olan kadınlara yardımcı olabilir. Yoga ve masaj gibi yöntemler faydalı olabilir. Yeterli uyku da gevşemek için önemli bir faktördür.

-Diyet Değişikleri:

Basit değişikler bile yeterli olabilir. Meyve , sebze ve kepekli tahıl ürünlerinden zengin diyet gibi.Yağ, tuz ve şeker miktarını azaltıp, kafeinli içecek ve alkolden uzak durulması önerilir.

-Diyet Destekleri:

Ca elementi günde 1200mg almak PMS’nin fiziksel ve ruhsal belirtilerini belirgi olarak azaltır. Magnesium elementi şişkinlik, meme hassasiyetini azaltır ve ruhsal durumu düzeltir. B 6ve E vitamini de faydalıdır. Ancak bu destekleyici tedavi doktor önerisiyle kullanılmalıdır çünkü aşırı doz ve diğer ilaçlarla beraber kullanımın söz konusu olursa zararlı etkileri de olabilir.

-İlaçlar:

Antidepresanlar, özellikle SSRI’lar tedavide yardımcı olabilir. Bu ilaçlar ruhsal belirtileri azaltabilir. Belirtiler başlamadan 2 hafta önce veya adet süresince kullanılabilir. İbuprofen gibi nonsteroid antienflomatuarlar ve diüretkler ağrı ve sıvı tutulumunu azaltmak için kullanılabilir. Bu ilaçların kullanımı doktor kontrolü altında olmalıdır çünkü ağrı kesicilerin uzun süreli kullanımı mide kanaması ve ülsere yol açabilir. Diüretiklerle beraber kullanımı ise böbrek hastalıklarına yol açabilir. Diğer seçenekler doğum kontrol hapları ve yumurtlamayı engelleyen ilaçlardır. Bunlar fiziksel belirtileri azaltır.

-Paylaşım:

Yaşadığınız belirtileri ve hissettiklerinizi, ailenizle, dostlarınızla ve sevdiklerinizle paylaşmanız ve onlardan alacağınız destek, tedavi sürecini kolaylaştırır. Aynı zamanda yanlış anlamları da önler.

-Sonuç olarak:

PMS’li birçok kadın egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleriyle iyileşmektedir. Diyet destekleri ve ilaçlar da tedaviye yardımcıdır.
Eğer PMS’niz varsa doktorunuzla görüşüp iyileşmenin yollarını arayın. Basit çözümler ve değişiklikler, tüm ay boyunca kendinizi daha rahat ve iyi hissetmenizi sağlayacaktır.
MENAPOZ


Menopoz bir kadının kalıcı olarak adetten kesilmesi ve yumurtalık fonksiyonlarının (hem üreme hem de östrojen yapımı) sona ermesi ile karakterize bir durumdur. Ülkemizde menopoz yaşı ortalama 47’dir. Ortalama yaşam süresinin uzaması ile kadınların menopoz sonrası yaşadıkları dönem uzamış ve bu süredeki yaşam kalitesi ön plana çıkmıştır.

Menopoz sonrası kadınlarda görülen şikayetler kısa ve uzun dönem olarak sınıflandırılabilir.

Yaklaşık ilk 5 yıllık dönemi kapsayan kısa dönemde sıcak basmaları, terlemeler, uykusuzluk, ruh hali değişiklikleri, dikkat ve hafıza kaybı sorunları, vajinal ve idrar yollarındaki mukozalardaki erimelerin yarattığı şikayetler, cinsel yaşamdaki sıkıntılar kadınların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu dönemde görülen, özellikle sıcak basması ve genitoüriner yollardaki incelmelerin yarattığı sorunların giderilmesinde hormon tedavisinden daha etkili bir seçenek bulunmamaktadır.

Uzun dönemde ise kemik erimesine (osteoporoz) bağlı oluşabilen kırıklar ciddi bir halk sağlığı problemi oluşturmaktadır. Osteoporozun önlenmesi ve tedavisi konusunda günümüzde hormon tedavisinin yanında birçok seçenek ortaya çıkmıştır.

10 yıl öncesine kadar ömür boyu kullanılması önerilen hormon tedavisi (Östrojen ve progesteron) sonradan oluşan riskler (meme kanseri, rahim kanseri, kalp krizi, kan pıhtılaşma sorunları) nedeniyle artık sadece uzman doktor denetiminde ve kişiye özgü olarak uygulanmaktadır. Tedavide kullanılan hormonların tipi ve kullanım şekli hastanın ihtiyacına ve kişisel risklere göre düzenlenmelidir. Menopozdan itibaren kullanılan hormon tedavisinin devamı dördüncü yıldan sonra tekrar yarar-zarar oranları (özellikle meme kanseri riski) göz önünde bulundurularak tekrar değerlendirilmelidir.

Ancak hiç tedavi almamış, 60 yaş üzerindeki hasta grubu için de tedavi seçeneklerinin olabileceği göz önünde tutulmalıdır.

Meme kanseri riski en çok gündeme gelen konudur. Hormon tedavisi ile oluşan meme kanseri meme kanserlerinin tipleri arasında sonucu en iyi olan kanser tipidir ve bu risk alkol kullanımı, aşırı kilo, 30 yaşından sonra yapılan ilk doğum, geç menopoz, genetik yük gibi risk faktörlerinden farklı olmayıp tedavinin kesiminden sonraki 5 yıl içinde ortadan kalkmaktadır. Tedavi sırasında altı ayda bir muayene, gerekirse ek olarak ultrasonografi ve 2 yılda bir mammografi önerilmektedir.

Rahim kanserini önlemek için östrojen hormonunun yanında mutlaka progesteron hormonu da tedaviye eklenmelidir. Rahimi alınmış kadınlarda sadece östrojen yeterlidir. Progesteron hormonunun, şişkinlik, memede hassasiyet, depresyon, yorgunluk, kilo alma, deri bozuklukları ve yaygın ağrılara neden olmasının yanında uzun vadede kalp üzerine de zararlı etkilerinin olabileceği bilinmektedir. Bu nedenle östrojenin yanında bu hormonu ihtiva eden ve yavaşça salgılayan özel bir spiralin kullanılması son zamanlarda sıkça kabul görmektedir.

Ayrıca son yıllarda risk ve yan etkiler azaltmak amacıyla, kullanılan standart östrojen dozları düşürülen yeni tedavi yöntemleri geliştirilmiştir.

Bunlardan başka, son zamanlarda östrojen hormonunu ağız yolu dışında deriye yapıştırılan patchler, kremler ve buruna uygulanan spreylerle de almak mümkündür.

Östrojenin ve/veya progesteronun kullanılmasının sakıncalı olduğu durumlarda alternatif bazı ilaçlar düşünülebilir.

Bu ilaçlardan ilki, tibolon adında zayıf östrojen, zayıf progesteron etkisi gösteren ve meme, rahim, lipidler, libido üzerine pozitif etki yapan ,ağızdan her gün tek doz alınan bir ilaçtır.

Diğer bir alternatif ise, yiyeceklerde bulunan ve doğal östrojene benzeyen fitoöstrojenlerdir. Bildirilen birçok iyi etkisi olmakla birlikte daha çok östrojen hormonunun kullanılmak istenmediği, sıcak basması, terleme, uykusuzluk gibi şikayetlerin ön planda olduğu vakalarda tercih edilir; ancak etkisi sınırlı ve tartışmalıdır.

Yakın gelecekte belki de en popüler olacak olan ilaçlar ise SERM denilen ve her dokuda farklı ve iyi etki yapan ilaç grubudur. Bu ilaçlar, osteoporozun önlenmesinde ve tedavisinde (gelecekte belki de meme kanserinin önlenmesinde), özellikle de menopoz sonrası ilk 5 yıllık tedavi sonrasında tercih edilmektedirler.

Diğer tedavi seçenekleri, daha çok osteoporozun önlem ve tedavisi amacı ile hormonlara alternatif olarak veya ek olarak kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlardan en sık kullanılanları kalsiyum,D vitamini preparatları ve florid tuzlarıdır.

Bifosfanatlar, son yıllarda, haftada bir kullanım kolaylığı ve etkinlikleri ile önem kazanmışlardır. Özellikle 65 yaş sonrasında en çok tercih edilen ilaç grubudur.

Kalsitonin ise, pahalı olması ve kullanım zorluğu nedeniyle osteoporozun önlenmesinden çok kemik ağrılarının olduğu vakaların tedavisinde gündeme gelmektedir.

Osteoporozun önlenmesinde egzersiz, diğer ilaçlara alternatif olmamakla birlikte ek yöntem olarak kesinlikle önerilmektedir. Uygun egzersiz kas ve kemik kütlesini arttırarak kemik kırıklarını azaltır. Ancak sürekli olması ve kalbe uyumlu olarak yapılması gerekmektedir.

Tüm bu yöntemlerin seçimi, uygulanması ve izlemi uzman doktorların gözetiminde yapılmalıdır. Amaç kadınların daha uzun ve daha kaliteli olarak yaşayabilmesidir.



Yazıcıya Gönder    Arkadaşına Tavsiye Et    Mail Gönder

» Genel Jinekoloji
Myomlar
Hormonal bozukluklar(Polikistik over sendromu,
adet olamama,tüylenme vs.)
Adet öncesi gerginlik sendromu (PMS)
Sancılı adet olma(Dismenore)
Endometriozis
Ergenlik çağı jinekolojik sorunları
Smear testi
Rahim ağzı yaraları (Servikal erozyonlar)
Sık gözüken akıntılar ve
cinsel yolla bulaşan
hastalıklar ve AİDS
Ciddi infeksiyonlar(PID,bartholin absesi)
İdrar yolu infeksiyonları
Yumurtalık kistleri
İdrar kaçırma
Rahim sarkmaları
Açık ameliyatlar(Klasik)
Kapalı ameliyatlar
(Endoskopik)

» Orjinal Ameliyat Görüntüleri
Myomektomi Ameliyatı
Sezaryen ameliyatı
Karından rahim çıkartma ameliyatı (Abdominal histerektomi)
Yumurtalık Kisti Ameliyatı

» Jinekolojik Kanserler ve Öncü Lezyonları
Dış dudak kanserleri(Vulva ca) ve öncü lezyonları(Vulvar distrofiler,VIN)
Rahim ağzı kanserleri(Serviks ca) ve öncü lezyonları(Servikal displaziler,CIN)
Rahim kanserleri(Endometrium ca) ve öncü lezyonları (Hiperplaziler)
Yumurtalık kanserleri(Over ca) ve karışan hastalıklar
Meme kanseri ve karışan hastalıklar

» Hamile Kalamama (Kısırlık, İnfertilite)
İnfertilite üzerine
Tedavi şekilleri
Tüp bebek(IVF)

» Menopoz
Menopoz ve Osteoporoz Üzerine
Klasik tedavi yöntemleri
Alternatif tedavi yöntemleri
Menopozal dönemde beslenme önerileri ve osteoporoz

» Gebelik ve Doğum
Hamilelik üzerine
Hamile Kalmadan önce yapılması gerekenler
Yumurtlama zamanı tespiti
Gebelik Takibi ve Mongol bebek taraması
Gebelik Tespit yöntemleri
Ultrasonografi ve karşılaşılan sorunlar (Kistler,su azalmaları,vb)
Özel girişimler (Amniosentez)
Düşükler(Abortus)
Dış gebelik(Ektopik gebelik)
Molar gebelik(Gestasyonel trofoblastik hastalık)
Sürekli düşük(Habituel abortus)
Gebeliğin erken döneminde karşılaşılan sorunlar (Bulantı, düşük tehlikesi,vs)
Gebeliğin ileriki dönemlerinde karşılaşılan sorunlar(Preeklampsi,Şeker hastalığı)
Gebelik ve diğer hastalıklar(Grip, idrar yolu inf.,kalp hast.,CMVvs)
Erken doğum
Su kesesinin erken açılması(Erken membran rüptürü)
Kanama olan acil durumlar (Plasenta previa/Dekolman plasenta)
Çoğul gebelikler
Riskli gebelikler (Büyüme gelişme geriliği,Kan uygunsuzluğu,vs.)
İleri yaş gebelikler(35 yaş üstü)
Hamilelikte Beslenme
Hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler (Kilo alma,
aşerme, bulantı,kaşıntılar,
epilasyon,vs)
Gebelik için riskli unsurlar (Sigara,kafein,
alkol,virüsler,vs)
Hamilelikte egzersiz
Anestezi seçimi(Genel-epidural)
Doğum şekli(Sezeryan,
normal doğum)
Lohusalık
Doğumda kordon kanının saklanması
Baba adaylarına öneriler
Doğum sonrası sünnet

» Doğum Kontrolü ve Kürtaj
Doğum kontrolü üzerine
Takvim yöntemi
Doğum kontrol hapları
Spiraller
Erkek korunma yöntemleri(Dışarı boşalma,kondom,tüplerin bağlanması)
Diğer korunma yöntemleri
Gebelik sonlanması(Küretaj)

» Cinsellik
Cinsellik üzerine
Kızlık Zarı
Orgazm ve Cinsel soğukluk
Sancılı cinsel ilişki ve vaginismus
İlk ilişki
Erken yaş cinselliği
İleri yaş cinselliği
Diğer

» Kadın Sağlığı, Aşılar ve Kadın Hastalıklarından Korunma Yöntemleri
Genel kadın sağlığı
Aşılar (HPV,Hepatit B,Kızamık,vs.aşıları)
Genital hijyen ve hastalıklardan korunma

» Hukuki Konular
Hipokrat yeminimiz
Hasta hakları
Anne ve yenidoğan hakları
Doğum öncesi ve sonrası izin
Çocuk sahibi olup olmamaya karar verme hakkı
Mahremiyet hakkı

» Diğer
Uçuk Virüsü/Herpes Simpleks
Herpes Simpleksde alternatif tedaviler ve yaşanmış bir olgu
Tampon kullanımı ve toksik şok sendromu
Geleceğin tıbbı
Doğum sonrası sünnet
Anasayfa  |  Dr.Selçuk Somer  |  Klinik  |  Genel Bilgiler  |  Güncel Konular  |  Minik Şampiyonlar  |  Anılar&Yorumlar  |  İletişim
Copyright © 2007 Dr.Selçuk Somer