|
Jin.Op.Dr.Selçuk Somer
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler (Kilo alma, aşerme, bulantı,kaşıntılar, epilasyon,vs) | GEBELİKTE SAĞLIKLI YAŞAM
-Gebeliğiniz başladıysa sağlığınıza dikkat etmeniz gerekir, çünkü bebeğinizin tüm gereksinimleri sizin tarafınızdan karşılanacaktır. Artık yediğiniz her şey, ne kadar egzersiz yaptığınız ve ne kadar uyuduğunuz daha da önem kazanmıştır.
-Bebeğe nelerin zarar verebileceğine dair, bütün o eski söylentilere ve uyarılara karşın, gebelik kadınların yaşamlarındaki en sağlıklı dönemlerden biridir ve vakaların büyük çoğunluğunda olaysız geçer. Yine de bazı rahatsızlıklar olabilir. Bunların çoğuna kolaylıkla dayanılabilinir ve bebeğinizi ilk kucağınızda tutmanın coşkusuyla unutur gidersiniz.
Gebelikte Sıklıkla Görülen Rahatsızlıklar
-Kilo Alma
İsteseniz de istemeseniz de gebeliğiniz sırasında vücudunuz fazla kilo depolayacaktır. Ancak tüm gebeliğiniz süresince, 11-16 kg'dan fazla kilo alırsanız endişelenmek gerekir (ortalama 12 kilo normal kabul edilir). Vücut ağırlığınız, doğum öncesi tüm kontrollerinizde takip edildiğinden, aşırı kilo aldığınızda hemen size bildirilecektir. Kilo alma en azından ciddi bel ağrılarına sebep olmaktadır. Gebelik sırasında ciddi diyet yapmayı uygun görmeyen bir hekim olduğumu söyleyebilirim. Tabi ki gereksiz kalori alımı kıstlamak gerekli olabilir. Gerekirse egzersizi arttırarak (yani almayı kısıtlamak yerine vermeyi arttırmak) alınan kalori yıkımını arttırılabilir. Kalori kısıtlamasına rağmen kilo alımı devam ederse bir diyetisyen gözetiminde diyet yapmak gerekliolabilir.
- Aşerme
Gebeyken, kendinizi markette raflarda uskumru, mantar v.s. ararken buluyorsanız, bu belki de vücudunuzun size ihtiyacı olan bazı gıdaları söylemeye çalıştığı anlamına gelebilir.
Aşermeler genellikle hayali olarak kabul edilerek önemsenmezler, ama hemen hemen tüm hamile kadınlarda görülür.
Aslında yiyecek olmayan kömür, tahta veya metal gibi daha da garip birşey için aşeriyorsanız, bu durumun resmi adının 'pika' olduğu ve ciddi bir durum olarak kabul edilmediği bilgisi sizin için rahatlatıcı olabilir. Yine de, doktorunuzun ortaya çıkartmak isteyebileceği, altta yatan bir eksikliğin habercisi olabilir.
Eğer yapabiliyorsanız, sizi daha sonra da mutlu edebilecek pırlanta kolye, altın bilezik, yurtdışı seyahati hatta yeni bir araba gibi şeylere de aşerebilirsiniz. Unutmayın.....
- Gebelikte Bulantı
Sabah bulantılarının aslında mutlaka da sabah olması şart değildir. Gece ve gündüz günün herhangi bir saatinde olabilir. Genellikle en fazla bir saat içinde geçer ve bebeğin durumuyla hiçbir ilgisi yoktur. 12,13 ya da 14.haftada çoğunlukla sona erer. Bulantıyı açlık da dahil olmak üzere sigara dumanı, kahve, parfüm ya da yediğiniz herhangi bir şey başlatabilir.
Çok nadiren bulantı bazı kadınlarda tüm hamilelik boyunca sürer. Eğer bulantılarınız çok fazlaysa doktorunuza başvurmanızı önerebilirim. Size özellikle vücudunuzun susuzluk sorunuyla nasıl başa çıkacağınızı ve ne tip bir diyet tarzı ile bulantılarınızın azalabileceğini söyleyecektir.
- Gebelik Sırasında Hazımsızlık, Gastrit benzeri Durumlar
Gebelik sırasında sık olarak karşılaşılan bir durumdur. Bunun bir nedeni bir oturuşta çok fazla yemek yemektir. Daha az ve daha sık öğünler halinde yemeyi deneyin. Elma gibi bazı besinler midenin asit salgısını nötralize ederek hazmı hızlandırabilir.
Midede ekşime ,yanma, ağıza acı su gelmesi gibi gastritik şikayetler yine sıkça izlenir. Az miktarda yemek yeme, yemekle birlikte sıvı alımını azaltma, yemek sonrası hemen yatmama gibi önlemler şikayetleri azaltabilir. Kafeinli ve asit salgısını arttıran yiyecek ve içiceklerden sakınılmalıdır. Bazen ne yapsanız da fayda etmez. Çünkü gebelik mideye alttan bası yapmakta ve iç basıncını arttırmaktadır. Ayrıca mideden yemek borusuna asidin geçmesini önleyen sfinkter denen kas hormonların etkisi ile gevşemektedir. Bu durumlarda antasid ilaçlar gebelik süresince güvenle kullanılabilir.
- Gebelik Sırasında Kabızlık ve basur
Bu durum, bebeğin bağırsaklarınıza baskı yapması ve sindirim sistemindeki kasların kasılmalarını yavaşlatan hormonal değişiklikler sonucu ortaya çıkmaktadır. Kabızlıktan kaçınmak çok miktarda kepekli buğdaydan yapılmış ekmek (örnek olarak 3 tahıllı alman ekmekleri verilebilkir.), makarna ve bol miktarda taze meyve ve sebze yiyerek olabilir. Hareketlilik ve spor iyi gelir. Evde hazırlanmış havuç suyu iyi bir çaredir. Bol bol sıvı içebilirsiniz.
Yine de kabızlık giderilemiyorsa kullanılabilecek ve bebeğe hiç zararlı olmayan ilaçlar da bulunmaktadır. Bu ilaçlar 3e ayrılabilir. İlk grup bağırsak hareketlerini arttırırlar, bitkisel olanları rahatça kullanılabilir. Dezavantajları karı ağrısı yapmalarıdır.
Diğer grup barsak içeriğini yumuşatırlar. Suyla birlikte karıştırılarak içilirler. En sık kullanılan gruptur.
Son grup ise 1 haftaya yakın kabızlığı devam etmiş ve barsak içeriği son bölümde katılaşmış olan hastalara verilen lavman tarzı ilaçlardır.
Tüm bu ilaçları kişiler kendilerine göre etkin bir doz tespit edip kullanabilirler.
Gebelik anal kanal çevresindeki toplar damarlardaki kan akımını azaltır. Basur oluşabilir. Özellikle kabız olan hamilelerde bu oluşum çok daha sık ve ciddi olabilir. Sadece bu nedenle kabızlığın önlenebilmesi önemlidir. Çünkü basur kaşıntı, ciddi kanama ve ağrı yapabilir. Düzenli ilaç kullanmak gerekebilir. Bazı hallerde hasta yürüyemez, oturamaz, aşırı kanama olabilir. Basur (hemoroid) dev boyutlara gelebilir. Bu durumlarda operasyon bile gerekli olabilir.
Gebelik Sırasında Dikkat Etmeniz Gerekenler
- Toksoplazmoz
Kedi ve köpek dışkısında ve çiğ ette bulunan bir mikroorganizmadır. Nadirde olsa gebe kadınlar bu organizmayı taşıyabilirler ve eğer bebeğe geçerse, doğumsal bozukluklara yol açabilir. Eğer evde bir kediniz varsa bir önlem olarak, kumunu değiştirirken mutlaka eldiven giyin. Buradaki pisliklerin mutfaktaki gıdalara toz yoluyla bulaşmamasına dikkat edin.
- İçki, sigara içmek ve ilaç kullanmak
Gebeliğinizin ilk üç ayı bebeğinizin en yaşamsal organlarının gelişim dönemidir ve oldukça önemlidir. Eğer sigara veya içki kullanıyorsanız, yaşam tarzınızı bir an önce değiştirmelisiniz ve doktorunuz size güvenli olduklarını söylemedikçe hiçbir ilaç kullanmamalısınız.
Gebelik sırasında sigara içmek erken doğuma, ölü doğuma ve düşük kilolu bebeklere neden olur. Eğer bebeğiniz düşük kilolu olarak doğduysa, gelişebilecek olası herhangi bir sorun ile mücadele etme yeteneği daha az olacaktır. Sigara içen annelerde düşük riski daha yüksektir. Bulantınız daha fazla olacaktır. İdrar yolları enfeksiyonları ile daha sık karşılaşabilirsiniz. Bebeğiniz, normalden, büyük olasılıkla, daha ufak ve zayıf olacaktır.
Sigara içmek bebeği yaşamsal önemi olan oksijenden yoksun bırakır ve doğumsal bozuklukların gelişmesi riskini de arttırır.
Ağrı kesiciler dâhil her türlü ilacı kullanmaya son vermelisiniz. Buna her türlü bitkisel ilaç da dâhildir. Sakinleştirici ilaçlar ise bebek için çok tehlikelidir.
Gebelik Sırasında Egzersiz
Öncelikle unutmamalıyız ki gebelik bir hastalık değildir. Gebeyken, aşırı zorlayıcı olmamak şartıyla, egzersiz yapabilirsiniz ve yapmalısınız. Egzersiz kendinizi daha iyi hissetmenizi, gece rahat uyumanızı ve kolay bir doğum geçirmenizi sağlayacaktı ancak eğer düşük riski varsa veya daha önce böyle bir risk yaşadıysanız, egzersiz yapmayın ve doktorunuzun talimatlarına dikkatle uyun.
Eğer egzersiz yapmaya alışık değilseniz, yavaş biçimde yüzme veya yürüyüş ile başlayabilirsiniz. At binmek veya kayak gibi yüksek riskli sporlardan kaçının. Spor yaparken kendinizi aşırı zorlayacak ani hareketlerden kaçının. Haftada üç kez yeterlidir. Gebeler için belki de en iyi spor yüzmedir çünkü suyun içerisinde vücudun bütün yükü ortadan kalkar ve bütün kaslarınızı çalıştırabilirsiniz. Bütün bunların dışında ev işleri, bahçe ile uğraşmak, yürüyüş, koşu, elektrik süpürgesi kullanmak, seks yapmak, piyano çalmak, dans etmek, şarkı söylemek, dekorasyon, etrafı süpürmek, merdiven çıkmak da egzersiz sayılır ancak telefonla konuşmak, divanda uzanmak, elbise almak için alışveriş yapmak, dergi okumak ve gün boyu televizyon seyretmek egzersiz sayılmaz.
Ağırlık kaldırırken belinize doğrudan yük binmemesi için ağır nesneleri kaldırırken dizlerinizi bükerek eğilin. Yerden doğrulurken, doğrudan ayağa kalkıp belkemiğinizi aniden germek yerine, kalkmadan önce öne doğru eğilin ve dizlerinizin üzerinde çömelerek kalkın.
Gebelik sırasında vücudunuzun duruşu da önemlidir. Karnınız ileriye doğru çıkık ve beliniz içeriye doğru kavislenmiş biçimde ayakta durmayın. Dik durun ve her fırsat bulduğunuz an omuzlarınız geride ve başınız dik olarak durmaya gayret edin.
Hamilelikte cinsellik
Dünyamızda binlerce yıldır değişik kültürler hüküm sürmektedir. Hamilelik gibi fizyolojik ve sık rastlanan bir olayda da her toplum, her kültür kendi görüşünü çoğu zaman yazılı olarak ortaya koymasa da sözlü gelenek olarak dile getirmiştir. Bu nedenle literatüre bakıldığında birbirinden farklı yaklaşımlar bulunabilir. Kabul ettiğim ve uygulamaya çalıştığım çağımızın (modern) klasik tıbbına göre cinselliğin hamileliğe direk zararlı etkisinin olmadığı görüşünün benimsendiğini söyleyebilirim. Birçok erkeğin ve kadının gebelik sırasında cinsel birleşmenin düşüğe yol açtığı konusunda endişelenirler ya da seksin bebeğe zarar verebileceğini düşünürler oysa ki bunu doğrulayan hiçbir kanıt yoktur. Çok aşırıya kaçmadığınız takdirde her zamanki gibi sevişmenin bebeğe zararı olmayacaktır.Dişi vücudu mükemmel uyum sağlayan bir yapıya sahiptir ve eğer cinsel ilişki sırasında herhangi bir acı duymazsanız veya kanamanız veya farklı bir akıntınız olmazsa, seksten her zaman olduğu gibi zevk almamanız için hiçbir neden yoktur
Bu konuda akılda kalması gereken noktaları şöyle belirtebilirim.
-Herhangi bir düşük veya erken doğum tehlikesinin olmadığı (ağrı,kanama, sıvı gelmesi) durumlarda cinsel ilişkinin zararlı bir etkisi yoktur. Hamileliğin son 2 ayına dek cinsel ilişki yasaklanmaz, ancak 32. haftadan sonra erken doğum riski nedeniyle çok da fazla önerilmez.
-İlk 3 ay (12-14 hafta) zaten gebelik leğen kemiği içinde korunmakta olduğundan cinsellikte herhangi bir kısıtlama yoktur. Ancak daha sonra gebelik büyüdüğünden dışardan gelecek basılardan ,darbelerden etkilenebilir (Karnın içinde gittikçe büyüyen içi sıvı dolu bir balon olduğu varsayılabilir). Ayrıca sırtüstü yatılınca büyüyen gebelik ana toplar damara (vena cava supresyon sendromu) bası yapabilir ve oluşan ani tansiyon düşüklüğü bebekte ve annede problem yaratabilir. Bu nedenlerle genellikle kadınların yan yattığı ve erkeklerin arkada olduğu pozisyon önerilir. Diz dirsek pozisyonu ve kadınları üste olduğu pozisyonlar vajen kısaldığı ve rahim ağzına travmatik olduğundan 20. haftadan sonra ağrılı olabileceği hatırlatılmalıdır.
-İnfeksiyon riskini azaltmak için genel hijen kurallarına uyulması (ilişki öncesinde erkeklerin duş alması,vs gibi) daha çok tavsiye edilir.
-Şiddetli kadın orgazmının düşük riskine etkisi tam olarak bilinmese de arttırdığı yönünde görüşler vardır ve dikkatli olunmasında fayda bulunmaktadır.
-Hormonların etkisi ile vajen dokusunun daha hassas ve kuru olabileceği unutulmamalıdır. Gerekirse lubrikan (kayganlaştırıcı) kullanılabilir.
Hamilelik ve Epilasyon
İstenmeyen tüylerden kurtulmak kadınların kalıcı bir sorunudur. Günümüzde istenmeyen tüylerden kurtulmak için ağda gibi geleneksel yöntemlerin yanı sıra günümüzde laser epilasyon ve elektroliz gibi değişik , kalıcı ve modern yöntemler de kullanılmaktadır. Bu yöntemler kadınların hayatını kolaylaştırsa da gebelik sırasında kullanmak sakıncalı mıdır?
Dilerseniz bu yöntemlere tek tek değinelim. Örneğin Lazer (Laser) ışık enerjisi , sadece işlemin yapıldığı alana etki eder ve etki alanı sadece birkaç milimetre ile sınırlıdır. Bu nedenle anne karnı içindeki bebeğe ulaşması ya da zarar vermesi söz konusu değildir.
Bir başka yöntem radyo dalgaları ile çalışan epilasyon sistemleridir. Bu yöntemde de bebek ile ilgili bilinen bir risk söz konusu değildir. Bu cihazlar x-ışını ile çalışan röntgen cihazlarına göre daha düşük ferakans ve enerjide radyasyon ile çalışmaktadırlar. Bundan daha önemlisi söz edilen radyasyon iyonize edici özelliği olmayan radyasyondur. İşlem bittiğinde ortada radyasyon da kalmaz. Bu nedenle gebelikte kullanımı ile ilgili risk yoktur.
Elektroliz yöntemi ise 100 yıldan uzun bir zamandır kullanılan bir yöntemdir ve bugüne kadar gebelik üzerinde olumsuz bir etkisi bildirilmemiştir. Burada cilt içine yerleştirilen küçük ve ince bir iğne yardımı ile elektrik akımı verilerek kıl kökü tahrip edilmektedir. Ancak bu yöntemin bazı küçük sakıncalarına değinmek isteriz.Örneğin emzirmeyi isteyen anne adaylarının meme başı çevresindeki kılların için gebeliğin son dönemlerinde elektroliz yapmasını önermiyoruz. Bu dönemde özellikle karın cildi hassas olacağından ve son dönemlerde karın üzerinde yapılan işlem bebeğin fazla hareket etmesine neden olacağından son 3 aya girildikten sonra karın üzerindeki tüyler için de elektroliz önermiyoruz. Elektrolizin mutlaka uygun hijyen ve sterilite şartlarına sahip yerlerde yapılması gerektiğini, aksi takdirde enfeksiyon riski taşıdığını da unutmamak gerekir.
Sonuç olarak hamile kadın gebelik hormonlarının da etkisi ile artan bu tüylenmeden rahatsızlık duyması doğaldır. Doğum sonrası bu tüylerin büyük kısmı kendiliğinden yok olacaktır. Bu nedenle epilasyon yöntemlerinin doğum sonrasına ertelenmesi aslında daha uygun olacaktır ancak lazer ve elektroliz gibi modern epilasyon yöntemlerinin de bebeğe herhangi bir zararı yoktur.
Gebelik ve Kaşıntılar
Gebelik sırasında anne adaylarının hem fiziksel olarak hem de bebeğine zarar gelip gelmeyeceği konusunda endişelenmeleri çok doğaldır. Pek çok kadın gebelik sırasında vücudunda kaşıntı sorunu yaşar. Bu kaşıntılar çoğu zaman hem anne adayı hem de bebek açısından tehlike habercisi değildir. Özellikle hızla büyüyen karın ve memeler etrafında kaşıntının olması son derece normaldir. Bu bölgeler etrafında oluşan çatlakların şilk belirtisi kaşıntıdır. Hormonal değişimler de ciltte hassasiyeti arttırarak kaşıntıya yol açabilir.
Gebelik sırasında oluşan kaşıntıların çeşitli sebepleri olabilir. Örneğin meme altlarında, kasıklarda ve diğer cilt kıvrımlarında terlemeye bağlı döküntü ve kaşıntılar olabilir. Bu bölgelerde cilt mantarı gelişebilir ve bu enfeksiyonlar da kaşıntıya yol açabilir. Vajina çevresindeki kaşıntılar ise genital mantar enfeksiyonuna, anüs çevresindeki kaşıntılar ise hemoroid ya da basrak parazitlerine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Avuç içi ve ayak tabanlarında kızarıklık ise artan östrojen düzeylerine bağlı olarak görülebilir. Durum doğumdan hemen sonra gerileyerek kaybolacaktır. Ayrıca hamile olmayan bir insanda kaşıntıya neden olabilecek egzema, cilt kuruluğu, besin alerjileri gibi durumlar da kaşıntının altında yatan neden olabilir. Gebelik kaşıntıları gebeliğe bağlı cilt hastalıkları ya da daha da önemlisi safra yolları ile ilgili problemlerin belirtisi de olabilir.
Öncelikle endişelenmeyin. Bu basit kaşıntılar hemen hemen herkeste görülebilir ve bunlarla başa çıkmak kolaydır. Birkaç basit önlem önerebiliriz. Örneğin çok sıcak su ile değil ılık su ile banyo yapmalısınız. Banyo sonrası sabun ve şampuanı iyice durulayınız ve yumuşak bir havlu ile iyice kurulayınız. Banyodan sonra kullandığınız ürünlere de dikkat etmelisiniz çünkü bazı parfümler ciltte rahatsızlığa neden olabilir bu nedenle kokusuz kremler ile vücudu nemlendiriniz. Yulaf özlü şampuan ve sabunların ciltteki basit kaşıntıları gidermekte etkilidir. Bu ürünler ülkemizde de satılmaktadır. Bol ve pamuk bazlı kıyafetleri tercih ediniz. Son olarak günün çok sıcak saatlerinde sokağa çıkmamanızı da öneririz.
Hamile kadınların yaklaşık %1'inde göbek çevresinde kaşıntılı kırmızı kabarıklıklar ortaya çıkar. PUPPP olarak adlandırılan bu durum gebeliğin son 3 ayında ve ilk bebeğini bekleyen ya da çoğul gebelik yaşayan anne adaylarında daha sık görülür. Kızarıklıklar ilk başta karın çevresinde ve çoğu zaman eğer varsa karın çatlaklarının etrafında başlar ve giderek kalçalara, bacaklara ve hatta kollara doğru yayılır. Tanısı cilt doktoru tarafından konur. Tedavisinde ise rahatlatıcı kremler ve gerekli durumlarda alerji ilaçları kullanılır. Anne tedaviye dirençli olursa ağızdan alınan steroidler kullanılabilir. PUPPP genelde doğumdan sonra birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. Bu durum anne adayı ve bebek için zararsızdır sadece bazen çok rahatsız edici boyutta kaşıntıya neden olabilir.
PUPPP'dan daha nadir görülen gebeliğe bağlı bir cilt problemi Prurigo’dur. Cildin değişik yerlerinde genellikle b eller, kollar, bacaklar ve ayaklarda böcek ısırığına benzer kabarık döküntüler görülür. Çok kaşıntılı bir durum olmakla beraber anne adayı ve bebeğin sağlığı açısından bir risk oluşturmaz.
Hamile kadınlarda çok nadir olarak deriden kabarık üstü pütürlü şekilde başlayıp içi su toplamış kabarcıklar şekline dönüşen çok kaşıntılı döküntüler görülebilir. Genellikle ikinci üç ayın son dönemlerinde ya da üçüncü üç ayın ilk dönemlerinde başlar. Bazen doğumu takip eden birkaç hafta içinde başlayabilir. Bu durum pemphigoid gestationis ya da herpes gestationis olarak adlandırılır. Bu durum diğer cilt hastalıklarından daha önemlidir. Çünkü bebekte büyüme sorunlarına hatta erken doğumlara neden olabilir.
Gebeliğin İkinci üç ayının sonlarında ya da son üç ayın başlangıcında ortaya çıkan ve beraberinde döküntü görülmeyen kaşıntılar, gebeliğin intrahepatik kolestazı olarak tanımlanan bir karaciğer hastalığının belirtisi olabilir. Kaşıntı genelde oldukça şiddetlidir. Hastalığın kendisi normalde döküntüye neden olmaz ancak şiddetli kaşıma neticesinde ciltte kızarıklıklar ve tırnak izine bağlı ince kesikler olabilir. Tanısı yapılan kan testleri ile konur. Tehlikeli bir durumdur. Bebekte gelişme geriliği ve hatta anne karnında ölüme neden olabilir. Şiddetli kolestaz varlığında bebeği riske atmamak için doğum planlanarak bebek erken dünyaya getirilebilir. Genellikle doğumdan sonra kendiliğinden düzelir. Ancak takip eden gebeliklerde tekrarlama olasılığı yüksektir. Bu durum tüm gebelerin yaklaşık %1'ini etkileyen bir sorundur.
Hamilelik ve Karın Çatlakları
Hamilelik ikinci üç aylık döneme yaklaştığında anne adaylarının bebekleri ve kendi sağlıkları hakkındaki endişeleri azalır. Dış görünüş ve estetik önem kazanır. Gebelikte hormonal değişimler ile ilgili bazı cilt değişiklikleri olabilir. Bu değişiklikler genellikle yüzde görülen renk değişimleri, avuç içlerinde kızarıklık ya da kaşıntılı deri döküntüleridir. Hamile kadınların çoğunda karnın ortasından geçen siyah bir çizgi ortaya çıkar. Ancak anne adaylarını en fazla rahatsız eden cilt değişikliği karında görülen cilt çatlaklarıdır.
Deride ufak ve fazla derin olmayan çöküntüler şeklinde görülen, ciltte ortaya çıkan pembe beyaz renkli, yara izine benzeyen değişimlere stria gravidarum ya da gebelik çatlakları adı verilir. Karın çatakları genellikle son 3-4 ayda yavaş yavaş ortaya çıkarlar. Ancak bazı zamanlar son 3-4 haftaya kadar görülmeyip daha sonra belirebilirler. Ağrılı değillerdir ancak hafif bir kaşıntıya yol açabilirler. En sık karnın alt bölümlerinde görülmekle birlikte kalçalarda, uyluklarda, memelerde ve hatta kollarda bile görülebilirler.Bu çatlakların ortaya çıkma nedeni mekanik gerilme ya da hormonal nedenlerdir.
Çatlakların oluşmasında başka önemli bir belirleyici faktör vardır . Bu da çatlakların genellikle genetik olmasıdır. Örneğin siyah kadınlarda hemen hemen hiç görülmez, Asyalılarda nadir görülür, beyaz kadınlarda yaklaşık %75-90'ında değişik oranlarda karın ya da cilt çatlaklarına rastlanır. Kısaca annesinde ya da kız kardeşlerinde olan kadınlar çok büyük olasılıkla bu sorunla karşılaşacaklardır.
Genetik dışında karın çatlakları için bir diğer risk faktörü de ani ve fazla kilo artışıdır. Hızla büyüyen karın ciltte gerilmeye ve elastikiyet kaybına neden olarak çatlak oluşumunu sebep olabilir. Dengeli beslenmek ani ve gereğinden fazla kilo artışına engel olur .Böylece karın cildinin fazla gerilmesini engeller. Bu ani gerilme çatlak oluşumunda önemli bir faktördür. Bu nedenle çatlak oluşumunu bir ölçüde engelleyebilmek için dengeli ve ideal sınırlarda kilo almaya dikkat etmek gerekir.
Ortaya çıkan çatlaklar doğumdan sonra ne yazık ki kaybolmazlar. Renk değiştirerek gümüş ya da sedef benzeri bir hal alırlar. Bu amaçla geliştirilmiş pek çok cerrahi teknik vardır ve bu teknikler plastik cerrahlar tarafından uygulanır.
Karın çatlakları ve bunların önlenmesi amacıyla pek çok ürün piyasada satılmaktadır. Ancak bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bir ürün yoktur ve piyasadaki ürünlerin çatlakları önlemedeki ya da gidermedeki etkinlikleri tartışmalıdır . Bununla bebeğe ve anne adaylarına olumsuz bir etkileri de yoktur. Cildin düzenli olarak nemlendirilmesi amacıyla piyasada satılan kozmetik ürünler kullanılabileceği gibi basit nemlendiriciler, bebe yağları ve badem yağı da kullanılabilir. Aslında çatlakları önlemek için en iyi önlem cildin nemini korumaktır. Bu da dengeli ve sağlıklı bir beslenme ve yeterli sıvı alımı ile mümkündür. Bunun dışında alabileceğiniz basit önlemler vardır örneğin duş alırken karnınızı yumuşak bir sünger ya da fırça yardımı ile dairesel hareketler ile masaj yapar şekilde ovunuz bu da ciltteki kan dolaşımını hızlandırarak elastikliğinin korunmasına yardımcı olacaktır.
| |
|
 |
| | » | Genel Jinekoloji | | › | Myomlar | | › | Hormonal bozukluklar(Polikistik over sendromu, adet olamama,tüylenme vs.) | | › | Adet öncesi gerginlik sendromu (PMS) | | › | Sancılı adet olma(Dismenore) | | › | Endometriozis | | › | Ergenlik çağı jinekolojik sorunları | | › | Smear testi | | › | Rahim ağzı yaraları (Servikal erozyonlar) | | › | Sık gözüken akıntılar ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve AİDS | | › | Ciddi infeksiyonlar(PID,bartholin absesi) | | › | İdrar yolu infeksiyonları | | › | Yumurtalık kistleri | | › | İdrar kaçırma | | › | Rahim sarkmaları | | › | Açık ameliyatlar(Klasik) | | › | Kapalı ameliyatlar (Endoskopik) |
| | » | Orjinal Ameliyat Görüntüleri | | › | Myomektomi Ameliyatı | | › | Sezaryen ameliyatı | | › | Karından rahim çıkartma ameliyatı (Abdominal histerektomi) | | › | Yumurtalık Kisti Ameliyatı |
| | » | Jinekolojik Kanserler ve Öncü Lezyonları | | › | Dış dudak kanserleri(Vulva ca) ve öncü lezyonları(Vulvar distrofiler,VIN) | | › | Rahim ağzı kanserleri(Serviks ca) ve öncü lezyonları(Servikal displaziler,CIN) | | › | Rahim kanserleri(Endometrium ca) ve öncü lezyonları (Hiperplaziler) | | › | Yumurtalık kanserleri(Over ca) ve karışan hastalıklar | | › | Meme kanseri ve karışan hastalıklar |
| | » | Hamile Kalamama (Kısırlık, İnfertilite) | | › | İnfertilite üzerine | | › | Tedavi şekilleri | | › | Tüp bebek(IVF) |
| | » | Menopoz | | › | Menopoz ve Osteoporoz Üzerine | | › | Klasik tedavi yöntemleri | | › | Alternatif tedavi yöntemleri | | › | Menopozal dönemde beslenme önerileri ve osteoporoz |
| | » | Gebelik ve Doğum | | › | Hamilelik üzerine | | › | Hamile Kalmadan önce yapılması gerekenler | | › | Yumurtlama zamanı tespiti | | › | Gebelik Takibi ve Mongol bebek taraması | | › | Gebelik Tespit yöntemleri | | › | Ultrasonografi ve karşılaşılan sorunlar (Kistler,su azalmaları,vb) | | › | Özel girişimler (Amniosentez) | | › | Düşükler(Abortus) | | › | Dış gebelik(Ektopik gebelik) | | › | Molar gebelik(Gestasyonel trofoblastik hastalık) | | › | Sürekli düşük(Habituel abortus) | | › | Gebeliğin erken döneminde karşılaşılan sorunlar (Bulantı, düşük tehlikesi,vs) | | › | Gebeliğin ileriki dönemlerinde karşılaşılan sorunlar(Preeklampsi,Şeker hastalığı) | | › | Gebelik ve diğer hastalıklar(Grip, idrar yolu inf.,kalp hast.,CMVvs) | | › | Erken doğum | | › | Su kesesinin erken açılması(Erken membran rüptürü) | | › | Kanama olan acil durumlar (Plasenta previa/Dekolman plasenta) | | › | Çoğul gebelikler | | › | Riskli gebelikler (Büyüme gelişme geriliği,Kan uygunsuzluğu,vs.) | | › | İleri yaş gebelikler(35 yaş üstü) | | › | Hamilelikte Beslenme | | › | Hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler (Kilo alma, aşerme, bulantı,kaşıntılar, epilasyon,vs) | | › | Gebelik için riskli unsurlar (Sigara,kafein, alkol,virüsler,vs) | | › | Hamilelikte egzersiz | | › | Anestezi seçimi(Genel-epidural) | | › | Doğum şekli(Sezeryan, normal doğum) | | › | Lohusalık | | › | Doğumda kordon kanının saklanması | | › | Baba adaylarına öneriler | | › | Doğum sonrası sünnet |
| | » | Doğum Kontrolü ve Kürtaj | | › | Doğum kontrolü üzerine | | › | Takvim yöntemi | | › | Doğum kontrol hapları | | › | Spiraller | | › | Erkek korunma yöntemleri(Dışarı boşalma,kondom,tüplerin bağlanması) | | › | Diğer korunma yöntemleri | | › | Gebelik sonlanması(Küretaj) |
| | » | Cinsellik | | › | Cinsellik üzerine | | › | Kızlık Zarı | | › | Orgazm ve Cinsel soğukluk | | › | Sancılı cinsel ilişki ve vaginismus | | › | İlk ilişki | | › | Erken yaş cinselliği | | › | İleri yaş cinselliği | | › | Diğer |
| | » | Kadın Sağlığı, Aşılar ve Kadın Hastalıklarından Korunma Yöntemleri | | › | Genel kadın sağlığı | | › | Aşılar (HPV,Hepatit B,Kızamık,vs.aşıları) | | › | Genital hijyen ve hastalıklardan korunma |
| | » | Hukuki Konular | | › | Hipokrat yeminimiz | | › | Hasta hakları | | › | Anne ve yenidoğan hakları | | › | Doğum öncesi ve sonrası izin | | › | Çocuk sahibi olup olmamaya karar verme hakkı | | › | Mahremiyet hakkı |
| | » | Diğer | | › | Uçuk Virüsü/Herpes Simpleks | | › | Herpes Simpleksde alternatif tedaviler ve yaşanmış bir olgu | | › | Tampon kullanımı ve toksik şok sendromu | | › | Geleceğin tıbbı | | › | Doğum sonrası sünnet |
|
 |
 |