|
Jin.Op.Dr.Selçuk Somer
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Gebelik için riskli unsurlar (Sigara,kafein, alkol,virüsler,vs) | Gebelik için riskli unsurlar
-Gebeliğin erken evresi başlıca 10.(12.) hafta öncesi veya sonrası olarak ikiye ayrılabilir. İlk 10 hafta organların oluştuğu dönemdir (embryo dönemi). Daha sonrası organların sadece büyüdüğü bir dönemdir (Fetus dönemi). İlk 10 haftada bebeğe gelebilecek her türlü etki (Virüs, ışın, ilaç vs.) daha organları oluşum safhasında olduğu için büyük sakatlıklara sebep olabilir. Bu nedenle her türlü ilaç kullanımından, saç boyatmaya vs. kadar birçok konuda ilk 10 haftaya dikkat edilmeli, doğal beslenme (mümkünse organik) önerilmelidir.
-İlk haftalarda (ilk 5-6 hafta, yani ilişki sonrasındaki ilk 4 hafta) genellikle “ya hep ya hiç” kuralı geçerli kabul edilir. Yani erken dönemde gelebilecek zararlı etki ya ciddi problem yapar, bebek düşer veya hiç problem oluşturmaz ve normal gebelik seyri izlenir.
-Olası zararı kesin olarak belirleyebilecek bir test veya hekim yeryüzünde bulunmamaktadır. Olabilmesi için gebeler üzerinde deney yapılabilmelidir . Bu deney ileriye dönük (prospektif) olmalı, 2 grup olmalı ,bir gruba ilaç ve bir gruba etkisiz ilaç (plasebo) verilmeli, bu grupları ne hastalar ne de deneyi yapanlar bilmemeli (çift kör) , deney tamamen rastlantı yöntemi ile seçilmiş(randomize) gruplara yapılmalı ve sonuçlar istatistik bilim dalı tarafından anlamlı olarak kabul edilmeli ki kesin ifadeler kullanılabilsin. Zaten gebelikte etik olarak böyle bir şey yapılamayacağından gebelik sırasında maruz kalınan herhangi bir olayda bebeğe olabilecek zararlı etki konusunda hiçbir şekilde kesin ifadeler kullanılamaz,hükümler verilemez. Kısaca hem etkenin kesin zararlı olmuş olabileceği, hem de kesin olarak zararlı olmayacağı konusunda herhangi bir yorum yapılamaz.
-Hukuken de vicdanen de asıl karar vermesi gereken ebeveynlerdir. Doktorlar sadece bilgi veren uygulayıcılardır. Anne ve baba adayları kendi iç seslerini dinlemek zorundadırlar.
-Doktorların kesin ifade kullanmasalar da gebeliğin sonlanmasını önerebilecekleri olaylar nadirdir. Bunlar 5 raddan fazla radyasyon alımı, kanser ilaçları, talidomid gibi sakatlık yaptığı kesin olan bazı uyku ilaçları kullanımları, yine rovacutane gibi sivilce ilaçlarının kullanımıdır. Kızamıkcık virüsünün gebeliğin erken döneminde geçirilmesi de gebeliğin sonlandırılmasını gündeme getirebilir.
-Aşağıdaki bölümlerde hamilelik döneminde sizlerin aklını karıştırabilecek konuları bulabilirsiniz. Bu konuları kafein alımı, sigara, manyetik alanlar, mikrodalga, cep telefonu kullanımı, virüsler, grip, ilaçlar, x-ışınları vs. olarak sıralamaya çalıştım....
-KAFEİN
Kafeinin hayatımızın her alanında ne kadar çok bulunduğu ortada. Uyanıklığı sağlayan, strese karşı gücümüzü arttıran üstelik mutluluk hormonu salgılattıran bu maddenin bazılarımız için ne kadar dayanılmaz olduğunu da biliyoruz. Hamilelik döneminde tıpkı sigara gibi vazgeçmeyenlerimizin sayısı oldukça fazla. Özellikle Amerika Birleşik Devletlerini ziyaret edenler o ülkedeki kahve ve kola tüketiminin ülkemizden kıyaslanamayacak düzeyde fazla olduğunu gözlemlemişlerdir. Hamilelikte kafein tüketimi konusu doğal olarak oralarda daha çok gündemde olan bir konudur.
Gebelikte çay, kahve, kola içebilir miyiz sorusunun cevabını tam olarak verebilmek için inanın bende çok zorlanıyorum. (!) Her okuduğum bilimsel (!) yayın aklımı karıştırtıyor. Çünkü hamilelik sağlıklı bilimsel bir çalışmanın yapılmasını her zaman engel bir durum oluşturuyor.
Literatürde tüketilen kafeinin doza bağlı olarak erken gebelikte düşük riskini arttırdığına, bebeklerde sakatlıklara (anomaliler) sebep olduğuna, en azından bebeklerde huzursuzluk ve düzensiz solunuma sebep verdiğine dair birçok yayın bulunmaktadır.
Özellikle gebeliğin ilk üç ayında kafein içeren her türlü gıdanın ( kahve, çay, çikolata, kola, bazı bitkisel çaylar, ağrı kesiciler ) yasaklanmasını öneren yazılar bulunmaktadır.
Bunların yanında orta miktarlardaki kafein tüketiminin ( 300 mgr) çok da zararlı olmadığı konusunda belirgin bir bilimsel hemfikir bulunmaktadır.
Bu konuda anne adaylarının akılda tutması gereken ana noktaları güncel bilgileri şu şekilde sıralayabilirim:
- Günlük 1gr.lık doz geçilmediği sürece arada sırada tüketilen ortalama 300mgr. Kafein nedeniyle vicdan azapları çekmeye, ( bilimsel olarak ) stres olmaya çok da gerek yoktur. Kafein dozlarını hesabı için yazının sonundaki tabloyu kullanabilirsiniz.
- Kafeinin yarı ömrü beş ya da altı saattir. Yani örneğin öğleden sonra 17:00’da içilen bir kahve uyarıcı etkisi gece yarısına kadar uzayabilir ve uyku düzeninizi bozabilir. Ayrıca hamilelikte kafeinin atılım süresi uzadığından normal insanlara kıyasla vücuttaki etki süresi 10 saate kadar uzayabilir. Üstelik bebeğe geçen kafein üç dört gün boyunca (oldukça uzun değil mi?) etkili olabilir. Örneğin, doğumdan üç gün önce içilen bir filtre kahve bile doğum sonrası bebekte kalp atışında ve solunum hızında artışa sebep olabilir.
- Kafeinin idrar söktürücü etkisinin olduğunu ve zaten artan tuvalet ihtiyacınızı daha da arttırabileceğini unutmayalım.
- Kafeinle birlikte alınan şekerin (Kola, şekerli kahve) iştahınızı kapatabileceği için düzenli gıda alımınız etkilenebilir.
- Demir emilimini etkileyebileceğinden kansızlığınızı arttırabilir.
- Türk kahvesi ve espresso filtre kahveden neredeyse yarı yarıya daha az kafein içerirler (Aslında tersi genellikle bilinir) . En fazla kafein nescafededir.
- Kafeinsiz kahve tercih edilebilir ancak bunların içinde kafeinsizleştirilme işleminde bulunan zararı belli olmayan maddeler bulunabilir.
Anne Adaylarına Öneriler
- Mümkünse ilk on hafta başta olmak üzere alınan kafein dozunu kişisel minumuma indirelim. ( Daha az demli çay, sabah sporu, meyveli soda )
- Büyük bir elmanın bir türk kahvesinden daha fazla zihin açıcı olduğunu bilelim.
- Günlük kafein alınımını 300mg.la sınırlayalım ( bir fincan nescafe+bir fincan türk kahvesi+ bir kola+ bir çikolata)
- Öğleden sonra kafeinden uzak duralım.
- Bazı bitkisel çaylarda da kafein olacağını bilelim. Çay poşetlerini ve özellikle ağrı kesici ilaç prospektüslerini dikkatlice okuyalım. Çay poşetlerini sıcak suda daha az süre bekletelim.
- Kafeinsiz kahveler tercih edilebilir.
- Az az, sık sık beslenelim.
Kafein Tablosu
- Bir fincan filtre kahve / yaklaşık olarak 120 mg. kafein
- Bir fincan espresso / yaklaşık olarak 100 mg. kafein
- Bir fincan cappuccino / yaklaşık olarak 100 mg. kafein
- Bir fincan Türk kahvesi / yaklaşık olarak 60 mg. kafein
- Bir bardak demleme çay / yaklaşık olarak 20 – 110 mg. kafein
- Bir kutu icetea / yaklaşık olarak 70 mg. kafein
- Bir kutu kola / yaklaşık olarak 30 – 50 mg. kafein
- Bir kutu diet kola / yaklaşık olarak 40 – 50 mg. kafein
- Bir kutu meyveli gazoz / yaklaşık olarak 0 mg. kafein
- 60 gr. çikolata / yaklaşık olarak 10 – 50 mg. kafein
- Bazı ağrı kesici ve soğuk algınlığı ilaçlarının bir tanesinde yaklaşık olarak en az 30 mg. kafein vardır.
-X ışınları ve radyasyon
-Tıpta en fazla incelenmeye çalışılmış konu olsa da kesin bilgileri elde etmek mümkün değildir. Kesinlikle zararlı olduğu kabul edilen doz 5 rad’dır. Bir akciğer filminin 5 rad olduğu bilinmektedir. Tek veya seri halde çekilen film dozları tabii ki farklıdır. Ayrıca direk gebelik üzerine ışın gelmesi ile ,örneğin boyun film arasında da farklılıklar olacaktır. 5 raddan az dozlarda anne ve baba adayları açısından ciddi stres oluşmaktadır. Hastalar olası zararlı etkinin olup olmadığı konusunda doktorlardan kesin bir cevap beklemektedirler. Ne yazık ki günümüzde böyle bir test bulunmamaktadır. Gebeliğin ileriki dönemlerinde yapılabilecek USG veya diğer benzeri testlerin belirleyiciliği (sadece anatomik sakatlıkları belirlemekle sınırlı olacaktır ) sadece %40lık bir orandır.
-Cep telefonları ve bilgisayarlar ‘ın ne kadar radyasyon yaydıkları bilinmemekte ve ne yazık ki ölçülememektedir. Pratik hayatta ,yurtdışında da , hamile bayanlar sadece biraz hayatlarına kısıtlama getirseler de hayatlarından tamamen çıkarmamakta, çıkaramamaktadırlar.
-Virüsler ve ilaçlar
-Gebeliğin erken döneminde hamile kadınlar diğer insanlardan soyutlanmadıkları, soyutlanamayacakları için doğal olarak basit bir grip virüsünden daha ağır hastalıklara karşı savunmasız kalabilirler. İlaç kullanmaları bilerek veya bilmeyerek söz konusu olabilir. İlaç veya virüslerin olası etkileri konusunda birçok bilgi olsa da ,yazının en başında belirtildiği gibi, bu bilgiler kesin değildir, olamazlar da. İyi bir doktor danışmanlığı gerekebilir.
-Gripte tedavi parasetamol grubu ilaçlar, Ca ve C vit. destekleri gibi standart yaklaşımlardır. Gribin bebeğe etkisinin ne olduğu tam bilinmemekle birlikte, genellikle gebelik döneminde geçirilen gribin pratik hayatta bebek açısından çok da önemli olmadığı düşünülmektedir.
-Saç boyalarını da ilaçlar sınıfına sokabilir ve ilk 12 hafta sonrasında, bitkisel boyaları kullanmak şartı ile uygulanabilirler.
- Alkol:
-Alkolün fetus üzerindeki zararları uzun yıllardır bilinmekle birlikte Fetal Alkol Sendromu (FAS) ancak 1973’de tam olarak tanımlanabilmiştir. Daha sonraları yapılan bazı çalışmalar alkolün düşük ve konjenital anomali tehlikesini arttırdığını göstermiştir. Her ne kadar hem toplum olarak, hem de meslek grubu olarak alkolün zararlı etkilerini biliyorsak da alkol bağımlılığı hala sosyal bir sorun olarak önemini korumaktadır. Doğum uzmanları, alkolün gebelikteki etkilerini hastalarına anlatmalı ve alkol bağımlılığını tanıyıp, tedavi etme yoluna gitmelidirler.
-Yukarıda bahsedilen sendrom hergün belli bir dozun üzerinde alkol alan ,kısaca alkolik insanlar için geçerlidir. Hamileliği sırasında bir bardak kırmızı şarap veya biranın olumsuz etkilerinden bahsedilemez. Tam tersi kırmızışarabın bazı pozitif etkilerinden bile bahseden yazılar vardır.
-Zaten hamilelikte artan mide şikayetleri belli dozların aşımına müsaade etmez. Sosyal olarak toplantılarda içilen kadeh veya teklerin psikoloji iyi etkilerinden bahsetmek yeterlidir kanımca.
-Alkol kullanımını hakkında aşağıdaki öğütleri vermek yerinde olacaktır.
- --Gebe kalmaya düşünen bir kadın alkol kullanımını ya kısıtlamalı ya da tamamen bırakmalıdır.
--- Gebelik sırasında alkol alımı kısıtlanmalı ve kesinlikle sarhoş olunmamalıdır. Hasta gebelikten önce arada sırada içen biriyse bunun gebelik üzerine olumsuz bir etkisi yoktur ve bu nokta stres yaratmamalıdır.
- Sigara :
- Sigara hamilelik sırasında en çok araştırma yapılabilmiş(sık kullanımdan dolayı) maddelerden biridir. Bu nedenle araştırma sonuçları gerçekten güvenilebilir.
-Gebelikte sigara içme spontan düşük (abortus) oranını (1.4 kat), düşük doğum ağırlıklı bebek oranını (1.9 katı) ve perinatal mortaliteyi , ölüm veya sakatlanma (1.2 kat) artırır. İçilen sigara sayısı ve eşlik eden tıbbi sorunlar bu oranları etkiler.
- Düşük doğum ağırlıklı bebeklerde temel neden intrauterin(rahim içi) gelişme geriliğidir. Ayrıca, sigara içen gebelerde prematür (erken doğum)eylem riski de normale göre fazladır. Yapılan bazı araştırmalarda sigara ile konjenital anomali (doğuştan anormallik) arasında bir ilişkinin varlığından söz edilmişse de bu konu tam bir açıklık kazanmamıştır.
- Sigara içen annelerin çocuklarını doğumdan sonra da sorunlar bekler. Emzirme genellikle başarısızdır. Sonuçta gelişmeleri, doğum sonrası da geri kalmaya devam eder. Sigara dumanına maruz kalma, ani çocuk ölümü sendromu (sudden infant death syndrome) oranını ve hastaneye yatırmayı gerektiren ağır solunum yolu enfeksiyonları riskini artırır. 11 yaşına geldiklerinde, okuma ve matematik becerileri yönünden değerlendirildiklerinde yaşıtlarından 6 ay geri kaldıkları saptanmıştır.
Sigarayı İçenler İçin :
- Sigara içmeyi kesmelerini ya da mümkün olduğunca azaltmalarını öneriniz.
- Sigaranın neden olduğu tehlikeleri açıkça belirtiniz. Sağlık kuruluşlarının bu konu ile ilgili broşürlerinden faydalanabilirsiniz.
Yüksek Riskli Gebeler İçin :
- Sigaranın, zaten var olan riskleri daha da arttıracağını belirtiniz.
- Sigarayı bırakmada yardım kurumlarının bu doğrultudaki programlarına katılması için hastanızı destekleyiniz.
- Takiplerinizde sigara içme alışkanlığının ne evrede olduğunu izleyiniz ve bırakması doğrultusunda cesaretlendiriniz.
-Elektronik sigaranın nikotinsizi (şu sıralar yasaklanmış olsa da), akupunktur, bioenerji metodları da mevcuttur.Gerçekten sigara dozunu azaltamamış hastalarıma önermekteyim. Geri dönüşlerin her 3 yöntem için de kötü olmadığını söyleyebilirim.
- Mikrodalga ve Ultrason :
- Pek çok kişide radyasyon terimi iyonizan radyasyonu (X ışını, gama ışını, partikül ışıması gibi) anımsattığı için duygusal bir reaksiyona neden olmakta ve ultrason ve mikrodalganın konjenital (doğuştan )anomaliler, kanser ve mutasyona neden olabileceği kaygısı ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar her iki enerji formuna ait hipertermik (aşırı ısı) dozlardaki ışımalar üremeyi etkilemekteyse de, izin verilen maksimum doz düzeylerinde kanser ya da mutasyon oluşturacak biyolojik etkileri yoktur.
-Manyetik kapılar ve MR tetkikleri
- Alışveriş merkezleri,havaalanı ve benzeri yerlerdeki manyetik kapıların ve MR tetkiklerinin gebeliğe bilinen hiçbir zararları yoktur.
| |
|
 |
| | » | Genel Jinekoloji | | › | Myomlar | | › | Hormonal bozukluklar(Polikistik over sendromu, adet olamama,tüylenme vs.) | | › | Adet öncesi gerginlik sendromu (PMS) | | › | Sancılı adet olma(Dismenore) | | › | Endometriozis | | › | Ergenlik çağı jinekolojik sorunları | | › | Smear testi | | › | Rahim ağzı yaraları (Servikal erozyonlar) | | › | Sık gözüken akıntılar ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve AİDS | | › | Ciddi infeksiyonlar(PID,bartholin absesi) | | › | İdrar yolu infeksiyonları | | › | Yumurtalık kistleri | | › | İdrar kaçırma | | › | Rahim sarkmaları | | › | Açık ameliyatlar(Klasik) | | › | Kapalı ameliyatlar (Endoskopik) |
| | » | Orjinal Ameliyat Görüntüleri | | › | Myomektomi Ameliyatı | | › | Sezaryen ameliyatı | | › | Karından rahim çıkartma ameliyatı (Abdominal histerektomi) | | › | Yumurtalık Kisti Ameliyatı |
| | » | Jinekolojik Kanserler ve Öncü Lezyonları | | › | Dış dudak kanserleri(Vulva ca) ve öncü lezyonları(Vulvar distrofiler,VIN) | | › | Rahim ağzı kanserleri(Serviks ca) ve öncü lezyonları(Servikal displaziler,CIN) | | › | Rahim kanserleri(Endometrium ca) ve öncü lezyonları (Hiperplaziler) | | › | Yumurtalık kanserleri(Over ca) ve karışan hastalıklar | | › | Meme kanseri ve karışan hastalıklar |
| | » | Hamile Kalamama (Kısırlık, İnfertilite) | | › | İnfertilite üzerine | | › | Tedavi şekilleri | | › | Tüp bebek(IVF) |
| | » | Menopoz | | › | Menopoz ve Osteoporoz Üzerine | | › | Klasik tedavi yöntemleri | | › | Alternatif tedavi yöntemleri | | › | Menopozal dönemde beslenme önerileri ve osteoporoz |
| | » | Gebelik ve Doğum | | › | Hamilelik üzerine | | › | Hamile Kalmadan önce yapılması gerekenler | | › | Yumurtlama zamanı tespiti | | › | Gebelik Takibi ve Mongol bebek taraması | | › | Gebelik Tespit yöntemleri | | › | Ultrasonografi ve karşılaşılan sorunlar (Kistler,su azalmaları,vb) | | › | Özel girişimler (Amniosentez) | | › | Düşükler(Abortus) | | › | Dış gebelik(Ektopik gebelik) | | › | Molar gebelik(Gestasyonel trofoblastik hastalık) | | › | Sürekli düşük(Habituel abortus) | | › | Gebeliğin erken döneminde karşılaşılan sorunlar (Bulantı, düşük tehlikesi,vs) | | › | Gebeliğin ileriki dönemlerinde karşılaşılan sorunlar(Preeklampsi,Şeker hastalığı) | | › | Gebelik ve diğer hastalıklar(Grip, idrar yolu inf.,kalp hast.,CMVvs) | | › | Erken doğum | | › | Su kesesinin erken açılması(Erken membran rüptürü) | | › | Kanama olan acil durumlar (Plasenta previa/Dekolman plasenta) | | › | Çoğul gebelikler | | › | Riskli gebelikler (Büyüme gelişme geriliği,Kan uygunsuzluğu,vs.) | | › | İleri yaş gebelikler(35 yaş üstü) | | › | Hamilelikte Beslenme | | › | Hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler (Kilo alma, aşerme, bulantı,kaşıntılar, epilasyon,vs) | | › | Gebelik için riskli unsurlar (Sigara,kafein, alkol,virüsler,vs) | | › | Hamilelikte egzersiz | | › | Anestezi seçimi(Genel-epidural) | | › | Doğum şekli(Sezeryan, normal doğum) | | › | Lohusalık | | › | Doğumda kordon kanının saklanması | | › | Baba adaylarına öneriler | | › | Doğum sonrası sünnet |
| | » | Doğum Kontrolü ve Kürtaj | | › | Doğum kontrolü üzerine | | › | Takvim yöntemi | | › | Doğum kontrol hapları | | › | Spiraller | | › | Erkek korunma yöntemleri(Dışarı boşalma,kondom,tüplerin bağlanması) | | › | Diğer korunma yöntemleri | | › | Gebelik sonlanması(Küretaj) |
| | » | Cinsellik | | › | Cinsellik üzerine | | › | Kızlık Zarı | | › | Orgazm ve Cinsel soğukluk | | › | Sancılı cinsel ilişki ve vaginismus | | › | İlk ilişki | | › | Erken yaş cinselliği | | › | İleri yaş cinselliği | | › | Diğer |
| | » | Kadın Sağlığı, Aşılar ve Kadın Hastalıklarından Korunma Yöntemleri | | › | Genel kadın sağlığı | | › | Aşılar (HPV,Hepatit B,Kızamık,vs.aşıları) | | › | Genital hijyen ve hastalıklardan korunma |
| | » | Hukuki Konular | | › | Hipokrat yeminimiz | | › | Hasta hakları | | › | Anne ve yenidoğan hakları | | › | Doğum öncesi ve sonrası izin | | › | Çocuk sahibi olup olmamaya karar verme hakkı | | › | Mahremiyet hakkı |
| | » | Diğer | | › | Uçuk Virüsü/Herpes Simpleks | | › | Herpes Simpleksde alternatif tedaviler ve yaşanmış bir olgu | | › | Tampon kullanımı ve toksik şok sendromu | | › | Geleceğin tıbbı | | › | Doğum sonrası sünnet |
|
 |
 |