Son bir yıl içinde medyada o kadar çok HPV denen virüs hakkında birçok yazı çıktı. Devlet her çocuğa yaptırmalı denmesinden tutun da , ”ben çocuğuma yaptırmam” diyen çocuk profesörlerine kadar ..Tıbbi olan veya olmayan her kesimden kişi değişik yorumlar yaptılar bu konuda. Ben de hem bir kadın doğumcu hem de sadece Selçuk Somer olarak son bilgileri size aktarmak istiyorum.
Aşağıda detaylı bir şekilde anlatılan HPV infeksiyonu ve dolayısı ile aşısı konusunun ana hatlarını, vurgulayıcı bölümlerini şöyle özetleyebilirim.
-HPV virüsü ön planda cinsel temasla bulaşmaktadır ve görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır.
-Rahim ağzı kanseri sadece bir virüsün etken olduğu (%99.9) nadir kanserlerden biridir ve kadın kanserleri arasında en sık görülen 2. kanserdir. CİNSEL AKTİF HER KADIN RAHİM AĞZI KANSERİ TEHDİDİ ALTINDADIR! Ayrıca HPV virüsü vajinal bölge siğillerine de sebep olabilir.
-Kondom yeterli koruma sağlayamaz!
-50 yaşına kadar riskli her hastaya yapılması önerilmektedir.
-Daha önce bu hastalığı geçirmiş ,tedavi edilmiş kişilerde yeni bir infeksiyonu önlemek için özellikle aşı önerilmektedir! Bunun nedeni aşının virüse karşı kanda antikor oluşturması, doğal hastalığın ise vücutta lokal bir etki yapıp kanda antikor oluşturmamasıdır.
-2007 yılının mart ayında bu virüse karşı yeni teknoloji ile gelişt.irilen aşı tüm dünyada aynı anda ve benzer fiyatlarla kullanıma sunulmuştur. AŞI KESİNLİKLE HASTALIK YAPMAZ!
-Amerika Birleşik Devletleri ve birçok Avrupa ülkesinde çocuk aşı takvimine giren bu aşı şu ana dek (mart 2008) 20.5 milyon doz yapılmıştır.
-Özellikle cinsellik ile ilgili olduğu ve cinselliği çağrıştırdığı için dünyanın bir çok yerinde bazı çevrelerce tıbbi olmayan tepkilerle karşılanmıştır.
-Aşı canlı değildir,sadece antijenden ibarettir. Bu nedenle Hepatit B aşısına teknolojisi,etki süresi, güvenilirliği,etkinliği ve yan etkileri açısından bilim adamlarınca çok benzetilmektedir.
-Sağ veya sol koldan yapılan HPV aşısında her aşıda olabilen lokal hassasiyet dışında şu ana dek bilinen ve bildirilen hiçbir önemli yan etki yoktur. Son zamanlarda medyada çıkan ve aşı sonrası ölüm olarak bildirilen vakaların aşıya bağlı olmadığı kanıtlanmıştır. Bu konuda yayınlanmış ve aşıların ölümlerle ilgisi olmadığını belirten 24.01.2008 tarihli açıklamayı orijinal ingilizce haliyle bu tekstin en sonunda ve (ayrıca) güncel konularda ayrı bir bölümde görebilirsiniz.
-Sektörde bu konuda dünyaca ünlü 2 ayrı firma tarafından geliştirilmiş aşı bulunmaktadır. Bu aşılardan biri hem kansere hem de virüsün sebep olduğu siğillere de etkilidir.
-Ruhsatlanma aşamasında 26 yaşına kadar yapılan bir çalışma değerlendirilmiştir. Ancak son zamanlarda risk grubuna giren kişilerde 50 yaşına dek yapılması önerilmektedir. Ayrıca bu hastalığı geçirmiş ve tedavi edilmiş kadınlara da aşılama özellikle tavsiye edilmektedir. (50 yaşına kadar riskli hastalara yapılabilmesi ve daha önceden bu hastalığı geçiren kişilere yapılması konularında en yeni güncellemeyi 19.03.2008 tarihinde yaptığımı söyleyebilirim. (New Hampshire Amerika Darmouth Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr.Diane Medved Harper ile yaptığım tıbbi sohbette bu yaklaşımların halen geçerli olduğunu tekrar doğruladım. Kendisi Amerikan Jinekoloji Merkez Danışma Kurulu Başkanı olup Amerikan Kolposkopi ve Serviks Patolojisi Derneği'nin 2006 yılının en iyi araştırmacısı ödülünü almış kişidir).
-Aşının daha önce bu hastalığı geçirmiş (siğil veya CIN) , tedavi edilmiş kişilere yapılıp yapılmaması konusu tartışmaya açıktır. Bazı yayınlarda bu kişilere aşı yapılmasının gereksizliği belirtilmektedir. Tam tersi ekolu savunan kişilerden biri olarak gerekçeleri başlıca 2 noktada toplayabilirim. 1- Aşının geçirilen infeksiyona göre daha fazla bağışıklık bırakmasıdır. Halbuki geçirilen infeksiyonlar daha sık tekrar ederler. 2- Aşının diğer HPV tiplerine karşı da çapraz bağışıklık yaratması ve koruyabilmesidir. Muaynehanemde en fazla açıklamak durumunda kaldığım bir nokta olduğu için ,ayrıntılı bir yazıyı güncel bilgilere ayrı bir konu olarak eklemek ihtiyacını duydum. Bakabilirsiniz....
- Erkekler taşıyıcıdır. Bu nedenle hastalığın önlenmesinde erkeklerin aşılanması da yakın bir gelecekte gündeme gelecektir.Nitekim Avustralya’da aşı 11-18 yaş arası erkeklere de halen uygulanmaktadır.
-Aşı 0.2. ve 6i ayda 3 doz halinde yapılmaktadır. Her birinin fiyatı 200 küsur dolardır (Dünyanın her yerinde aşağı yukarı benzer fiyatlardadır). Aşı sonrası düzenli smear testleri yine de önerilmektedir. Bu maliyeti karşılayamayan hastaların düzenli testlerini yaptırdıkları takdirde rahim ağzı kanseri başlangıçlarının çok erken yakalanması, dolayısıyla kanser oluşmadan tedavi edilmeleri söz konusudur.
-Aşı hakkında gereksiz olduğunu düşündüğüm tepkilerin başında, bir anlamda çokeşliliğin sembolü olarak gösterilmesidir. Günümüzde çocuklarımızı ,yakınlarımızı, kendimizi gelecekte nasıl bir hayatın beklediğinden kim emin olabilir ki?. Biz tek eşli olsak bile, partnerimiz çok eşli ise (veya sadece bir kez bile çokeşli biri ile beraber olmuş olsa ) HPV virüsü açısından biz de çok eşli ve risk altında sayılabiliriz. Bence konu sadece tıbbi çerçevede tartışılmalıdır.
-HPV aşının çocuklarımızdan, kendimizden, eşimizden, sevgilimizden, yakınlarımızdan esirgenemeyecek bir konu olduğunu düşünüyorum.
HUMAN PAPİLLOMAVİRUS AŞISI
İNSAN PAPİLLOMAVİRUS AŞISI
HPV
Aşı olmak insanın kendi sağlığına yapılabileceği en büyük katkılardan biridir. Aşı uygulamaları sayesinde öldürücü veya yüksek oranda sakatlık bırakan birçok infeksiyon hastalığının görülme sıklığı belirgin olarak azaltılmış, çiçek gibi bazı hastalıklar ise dünya üzerinden silinmiştir. Aşılamada amaç infeksiyon açısından risk altında olduğu düşünülen kişinin o infeksiyon etkeni ile karşılaşmadan önce aşılanmasıdır. Bu şekilde etken ile karşılaşıldığında yüksek oranda bağışıklık mevcut olduğundan o hastalık geçirilmeyecektir.
Koruyucu amaçla uygulanan aşılara son aylarda serviks kanseri veya rahim ağzı kanseri aşısı olarak da bilinen HPV (Human Papilloma Virus) aşısı eklenmiştir. 9-26 yaş arası genç kız ve kadınlara uygulanması planlanan bu aşı kadınlarda sık görülen bir kanser türünün gelişimini önlediğinden aşılama tarihi açısından bir devrim özelliğini taşımaktadır. Ayrıca bu aşı en gelişmiş teknoloji yardımı ve en yüksek maddi kaynaklarla üretilmiş aşı olma özelliğini taşımaktadır. Kanda bu virüse karşı antikor oluşumuna sebep olur ve bağışıklığı arttırır. Bağışıklık hastalığı kendiliğinden geçirenlere göre daha fazladır. Çünkü doğal yollardan bu virüsü kapanlarda antikor yanıtı çok azdır ve vücudun bu virüse tepkisi lgenellikle lokal bir tepkidir.
Rahim ağzı kanseri veya diğer adıyla serviks kanseri tüm dünyada kadınlar arasında görülen en sık 2. kanserdir. Sadece bir virüsün sebep olduğu nadir kanserlerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 490,000 kadına rahim ağzı kanseri tanısı konmakta ve her gün 685 kadın, her yıl ise yaklaşık 240,000 kadın servikal kanser nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Bu hastaların %80’i gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir. Diğer kanser türlerinin aksine rahim ağzı kanseri kalıtsal değildir. Bu kanser türüne Human Papilloma Virus (HPV) adı verilen ve cinsel yolla bulaşan bir virus neden olmaktadır. Bu virus rahim ağzı kanserinin yanı sıra, servikal displazi olarak adlandırılan kanser öncüsü lezyonlara, başta genital bölge olmak üzere tüm vücuttaki siğillere, ayrıca vajen, vulva ve anüs bölgesi kanserlerine de neden olmaktadır.
HPV’nin 150’den fazla türü vardır. Bu türlerden 12’si yüksek oranda kanserojendir. Rahim ağzı kanseri ve kanser öncüsü lezyonların %99.7’sine kanserojen HPV tipleri neden olmaktadır. Bu vakaların yaklaşık %70’inden HPV aşısında da bulunan tip 16 ve 18 sorumlu tutulmaktadır. Genital siğillerin (HPV infeksiyonlarının %10udur) %90’ından ise yine aşıda yer alan tip 6 ve 11 sorumludur. Ancak bu türler kansere neden olmazlar.
Cinsel yönden aktif kadınların %50’si yaşamları boyunca en az 1 kez HPV türlerinden en az biri ile infekte olurlar. HPV’nin bulaşması için tek bir cinsel temas bile yeterlidir. İnfeksiyon ilk cinsel temastan sonra 1 ay gibi kısa bir sürede ortaya çıkabilir. Yapılan çalışmalarda HPV ile infekte vakaların %70’den fazlasının 15-24 yaş arasındaki genç kız ve kadınlar olduğu saptanmıştır. 50 yaş civarındaki kadınların ise %80’i HPV ile infektedir.
HPV infeksiyonlarının pek çoğu geçici infeksiyonlardır. İnfekte olan kadınların %70’inde infeksiyon 1 yılda, %90’ında ise 2 yılda kendiliğinden iyileşir veya kaybolur. Bu geçici infeksiyonlar kansere neden olmaz. Kalıcı HPV infeksiyonları ise kansere ilerleyebilir. Yüksek oranda kanserojen HPV tipleri ile kalıcı infeksiyon gelişme riski daha yüksektir. Kalıcı infeksiyonlar yıllar içinde düşük (CIN 1) ve yüksek derecede servikal displaziye (CIN 2/3) ve kansere ilerleyebilir. Genital HPV infeksiyonu gelişen kadınların %1’inde servikal kanser gelişmektedir. Yaş ilerledikçe HPV’nin genital bölgeden kendiliğinden kaybolma şansı azalır. Rahim ağzı kanseri gelişimi ile ilgili faktörler sigara kullanımı, çok doğum, ileri yaş, diğer cinsel yola bulaşan infeksiyonların varlığıdır. HPV infeksiyonu ile kanser arasındaki süre 10-20 yıldır.
Yaklaşık 15 yıl süren çalışmaların sonucu rahim ağzı kanserinin gelişimini önleyecek aşı yani HPV aşısı keşfedilmiştir. İki tip HPV aşısı vardır. Bunlardan biri rahim ağzı kanserine en çok neden olan iki HPV tipi olan tip 16 ve tip 18’e ve genital siğil nedeni olan tip 6 ve tip 11’e karşı etkilidir. Gardasil adlı bu aşı 8 Haziran 2006’da Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) ve Avrupa Komisyonu tarafından HPV’ye bağlı servikal kanserlerin, yüksek dereceli servikal displazilerin ve pre-kanserlerin, yüksek dereceli prekanseröz vulvar displazilerin ve yaygın genital siğillerin önlenmesi amacı ile 9-15 yaş arası çocuk ve ergenler ile 16-26 yaş arası kadınlarda kullanımını onaylamıştır. Son çalışmalar ile aşının 50 yaşına kadar uygulanabileceği bildirilmektedir. İlerleyen dönemlerde ise erkeklere de aşının kullanılması planlanmaktadır. Nitekim Avustralya’da 11-18 yaş arası erkeklere aşı halen uygulanmaktadır. İkinci aşı Cervarix adında olup rahim kanserine sebep olan Tip 16 ve 18’e etkilidir. Bu aşı Avrupa Komisyonu tarafından kullanım onayı almış ,Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi’nden de onay alması beklenmektedir.
Her iki HPV aşısı da HPV 16 ve 18 tiplerine maruz kalmamış kadınlarda bu tiplere bağlı gelişen rahim ağzı kanserine karşı %100 koruma sağlamaktadır. Yapılan klinik çalışmalarda aşıların koruyuculuğu en az 5 yıldır. Gardasil 0.gün 2.ay ve 6.ay olarak 3 dozda; Cervarix ise 0.gün,1. ay ve 6. ay olarak yine 3 dozda uygulanır. Her iki aşı da son derece güvenilir olup hafif ateş, aşı yerinde şişlik ve kızarıklık gibi istenmeyen etkiler nadirdir. Mevcut aşılar rahim ağzı kanserlerini %70 kadarını önlediğinden pap smear taramalarına devam etmek gerekmektedir.
HPV aşısı, ülkemizde kullanıma sunulduktan sonra çeşitli tartışmalara neden olmuştur. Bunlardan biri de cinsel yol ile bulaşan bir hastalığın aşısının çocukluk ve ergenlik döneminde yapılmasının neden olduğu tartışmalardır. Herhangi bir aşıda, aşılama için en etkili zaman hastalık ile karşılaşmadan önceki dönemdir. Rahim ağzı kanseri aşılarının etkinliği ise cinsel temas öncesi yapıldığında en fazladır. Bu nedenle aşının öncelikle yapılması gereken grup bu hastalık ile ileride karşılaşacak olan çocuk ve ergenlerdir. Veriler 9-12 yaş arası kızlarda HPV ile karşılaşma riskinin minimal olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca bu dönemde yapılan aşıların daha yüksek koruyuculuk düzeyi oluşturduğunu göstermektedir. Her ülke kendi verilerine göre aşılama dönemini belirlemelidir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri HPV aşısını 11-12 yaşlarındaki tüm kız çocuklarına önermekte iken Almanya’da aşı 12-17 yaşları arasında uygulanmaktadır. Ülkemizde, 2003 yılı verilerine göre 15-19 yaş arası kızların %12’sinin evli olduğu göz önüne alınırsa aşılamanın 11-15 yaş aralığında yapılması gereği ortaya çıkmaktadır. Aşı yaptırmış bir kadın hamile kalırsa aşının ertelenmesi kesin bir bilgi olmasa da önerilir. Tek doz yapılmış ise hamilelik sonrası 3 doz tekrarlanır. 2 doz yapılmışsa hamilelik sonrasında tek doz rapel yeterlidir.
Aşı ile ilgili diğer bir tartışma ise ülkemizde rahim ağzı kanseri vakalarının gerçek sıklığının bilinmemesi ve bu nedenle HPV aşısının maliyet-etkinliğinin saptanamamasıdır. Bu konuda ayrıntılı araştırmalar yapılması şarttır. Ancak bu araştırmaların sadece rahim ağzı kanseri vaka sayısı ve ölümler üzerine odaklanması hatalı olacaktır. Unutulmamalıdır ki HPV infeksiyonlarının neden olduğu rahim ağzı kanseri sadece buzdağının görünen ve dikkat çeken su üzerindeki kısmıdır. Tüm dünyada her yıl 300 milyon kadın belirtisiz HPV infeksiyonu geçirmekte, 30 milyon kadında genital siğil gelişmekte, 30 milyon kadında düşük derecede servikal displazi, 10 milyon kadında yüksek derecede servikal displazi görülmekte iken sadece 493 bin yeni rahim ağzı kanseri vakası saptanmaktadır. Rahim ağzı kanseri dışında kalan vakaların tedavileri, izlemleri, neden oldukları iş kaybı, ekonomik ve sosyal sorunlar da maliyet analizlerinde göz önüne alınmalıdır.
HPV infeksiyonu genç yaşlarda edinildiği halde kanser onlarca yıl sonra gelişebileceğinden HPV aşısının toplum sağlığı üzerindeki gerçek etkisi ancak 20 yıl kadar sonra tam olarak anlaşılabilecektir. Bu nedenle henüz HPV ile karşılaşmamış olan genç kız ve kadınların bu aşı hakkında bilgilendirilmeleri gerektiği kanısındayım.
EMEA tarafından yapılan açıklamanın orijinal metni:
European Medicines Agency Press office 7 Westferry Circus, Canary Wharf, London, E14 4HB, UK Tel. (44-20) 74 18 84 00 Fax (44-20) 74 18 84 09 E-mail: mail@emea.europa.eu http://www.emea.europa.eu London, 24 January 2008
Doc. Ref. EMEA/37479/2008
PRESS RELEASE
EMEA statement on the safety of Gardasil
The European Medicines Agency (EMEA) has received reports of deaths in women who had previously received Gardasil, including two reports concerning the sudden and unexpected deaths of two young women in the European Union (EU). Gardasil is a vaccine approved in the EU for the prevention of cervical cancer and other diseases caused by human papillomavirus (HPV) types 6, 11, 16 and 18. It is estimated that about 1.5 million patients have been vaccinated with this HPV vaccine in Europe.
The two European cases were reported as part of the continuous monitoring of the safety of medicines. One of the cases occurred in Austria and the other in Germany. In both cases, the cause of death could not be identified. No causal relationship has been established between the deaths of the young women and the administration of Gardasil.
On the basis of the currently available evidence, the EMEA’s Committee for Medicinal Products for Human Use (CHMP) is of the opinion that the benefits of Gardasil continue to outweigh its risks and that no changes to its product information are necessary.
The EMEA will continue to closely monitor the safety of Gardasil and take appropriate actions should new information emerge that has an impact on the benefit-risk profile of Gardasil.
-- ENDS --
Notes:
1.
The approved indication in the EU for Gardasil is: “Gardasil is a vaccine for the prevention of high-grade cervical dysplasia (CIN 2/3), cervical carcinoma, high-grade vulvar dysplastic lesions (VIN 2/3), and external genital warts (condyloma acuminata) causally related to Human Papillomavirus (HPV) types 6, 11, 16 and 18. The indication is based on the demonstration of efficacy of Gardasil in adult females 16 to 26 years of age and on the demonstration of immunogenicity of Gardasil in 9- to 15-year old children and adolescents. Protective efficacy has not been evaluated in males. The use of Gardasil should be in accordance with official recommendations.” For more information on Gardasil, please see: http://www.emea.europa.eu/humandocs/Humans/EPAR/gardasil/gardasil.htm.
2.
HPV types 6, 11, 16 and 18 vaccine is also marketed in the EU as Silgard. For more information on Silgard, please see: http://www.emea.europa.eu/humandocs/Humans/EPAR/silgard /silgard.htm.
3.
This press release, together with other information on the work of the EMEA, can be found on the EMEA website: www.emea.europa.eu
Media enquiries only to:
Martin Harvey Allchurch or Monika Benstetter
Tel. (44-20) 74 18 84 27, E-mail press@emea.europa.eu
|